Salı, 23 Mayıs 2017
Anasayfa / Mineral / Sinemanın Doğuşu
Sinemanın Doğuşu

Sinemanın Doğuşu

Teknolojik İmkanlar

Varlığını yeni fizyolojik gözlemlere ve teknik ilerlemelere imkan tanıyan optik bilimlere borçlu olan sinema; orta sınıfa hem kendilerine ayıracak vakit hem de refah sağladı. Büyülü fener gösterilerinden tutun da kaleydoskop makinelerine kadar gözde bir eğlence şekli olduğunu cümle aleme kanıtladı.

Eadweard Muybridge ve Etienne –Jules Marey gibi bilimciler harekete yönelik fotoğraf çalışmalarına öncülük etti. Thomas Edison’un dikiz kutusu formundaki Kinetoscope’u büyük bir başarıydı. 1895’te Fransız Lumiere Kardeşler ilk uygulamalı kamerayı ve toplu gösterim kavramını keşfetti. Film, 1900’lerde de bir yenilik olmaya devam ediyordu.

İpuçlarını Vodvil oyunlarından alan ilk programlar envai çeşit eğlence sunuyordu. Erken dönem filmleri çoğunlukla tek çekimden oluşuyordu. Ne zaman ki filmlerin süreleri uzadı salon sahipleri çekimlerin bir seferde mi yoksa art arda mı gösterileceğine karar vermek durumunda kaldı. Bunlar günlük haber filmlerinden mevcut olayların yeniden canlandırılmasıyla ya da basit kurmacalara kadar farklılaşıyordu.

Lumiere kardeşler yolculuk filmlerine odaklanırken, Georges Milies ve Edwin S. Porter gibi ilk sinemacılar öykü anlatmayı da denedi. Bir stüdyo kuran Melies film yansımaları ve efektleri konusunda ilerleme kaydetti. Edison için için çalışan Porter ise Life of an American Fireman ile anlatı sınırları genişletti. Oldukça karmaşık çekim sekensları içeren bu filmlerde hayalinde bir yangın canlandıran bir itfayeci vardı. Ara yazıları (yazı kartlarını) Amerikan sinemacılığına sokan da oydu.

Türk Tarihi ve Kültürü