Perşembe, 23 Mart 2017
Anasayfa / Mineral / En İyi Film Oscar’ı Alamayan Başyapıtlar
Oscar Kazananlar

En İyi Film Oscar’ı Alamayan Başyapıtlar

Her yıl ödül alan filmler gündeme oturuyor, biz de en iyi film Oscar‘ı alamayan ancak gönlümüzde taht kuran filmleri sizler için derledik.

Shawshank Redemption
Shawshank Redemption – Esaretin Bedeli (1994)

Film düşkünlerinin vazgeçilmez, izlemekten sıkılmayacağı filmler arasında yerini almış bir yapıt. Bu filmin birden fazla dalda Oscar adayı gösterilmesine rağmen, bir dalda dahi Oscar ödülüne layık görülememesi sinemaseverlerin esefle kınadığı bir karardır. Forrest Gump filmine ödülü o yıl ki Oscar ödülünü alarak hepimizi şaşırtmıştı.

 

Whiplash
Whiplash (2014)

Hepimizin beğeniyle izlediği 2014 sezonuna ait başarılı bir film ancak Oscar ödülüyle taçlandırılamadı. O sene içerisinde Oscar ödülü almaya hak kazanan film Birdman filmi oldu. Film kurdu olan birçok kişi bu durumu normal karşıladığı ancak bazılarımızın hala anlamlandıramadığı bir karar oldu.

 

Black Swan
Black Swan – Siyah Kuğu (2010)
Filmin yönetmeni bir Oscar ödülüyle taçlandırılmaması yine izleyenleri üzen bir sonuç oldu. Filmin oyuncularından Natalie Portman, o yıl içerisinde aldığı Oscar ödülü herkesin üzüntüsüne biraz olsun derman oldu.

 

Inception
Inception – Başlangıç (2010)

Oscar akademisine duyulan güvenin neredeyse bitmesine neden olan bu yapıt, izleyenlerden en yüksek puanları almasına rağmen bir adaletsizliğe uğramıştır. Bu filmin senaryosuna izleyen herkes hemen hemen hayran kalmıştır ancak 2010 yılının Oscar ödülünü Zoraki kral filmi almıştır.

 

The Curious Case of Benjamin Button
The Curious Case of Benjamin Button – Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi (2008)

Birden fazla ödüle sahibi olan bu filmin maalesef bir Oscar Ödülü bulunmamaktadır. Bu film içinde sonuç hüsrana uğramamıza neden olmuştu. Neyse ki film içerisinde yapılan makyaja hakkını vermişler ve bu daldaki ödülü sahibine teslim etmişlerdir.

 

Life of Pi
Life of Pi – Pi’nin Yaşamı (2012)

Hemen hemen tüm sinemaseverler, bu filmi görsel bakımdan oldukça beğenmiştir, bu dahi yeterliydi Oscar ödülünü almasına. Ödülü ARGO filminin alması, akademinin bize bir hayal kırıklığı daha yaşatmasına neden olmuştur.

 

The Sixth Sense
The Sixth Sense – Altıncı His (1999)
Yazarı ve yönetmeni aynı olan bu film, korku türünde bir filmdir. IMDB’nin web sitesinde en iyi filmler arasında yerini almış olan bu film 1999 Oscar ödülünü alamamıştır.

 

The Green Mile
The Green Mile – Yeşil Yol (1999)

Birçok sinemaseverin ortak beğenisine nail olmuştur bu film. 1999 senesine ait olan bu dram filmi yerine Oscar ödülü, Amerikan Güzeli filmine verilmiştir ve izleyicileri şaşırtmıştır.

 

Saving Private Ryan
Saving Private Ryan – Er Ryan’ı Kurtarmak (1998)

Robert Rodat’ın senaryosunu yazdığı film Oscar ödülünü alamamıştır.

 

Raiders of the Lost Ark
Raiders of the Lost Ark – Kutsal Hazine Avcıları (1981)

Bu filme neden ödül verilmediğini gerçekten anlamış değiliz. Başarılı oyuncu kadrosu bile ödül alması için geçerli bir sebepti.

 

Pulp Fiction
Pulp Fiction – Ucuz Roman (1994)
Gangsterler camiasına içerden, unutulmaz bir bakış. Quentin Tarantino’yu her ne kadar önceki filmi Rezervuar Köpekleri ile çok övgü aldıysa da, kitlelere asıl tanıtan film.

 

Batman: The Dark Knight
Batman: The Dark Knight – Batman: Kara Şövalye (2008)
Batman Başlıyor ile Batman serisine yeni bir soluk getiren ve son iki filmle yakalanan ciddiyetsiz havayı değiştirip farklı bir kahraman filmine imza atan Christopher Nolan devam filmi Kara Şövalye’nin de yönetmen koltuğunda.

 

City of God
City of God – Tanrıkent (2002)

Brezilya’nın Rio de Janeiro kenti dışında hükümet eliyle kurulmuş gecekondu mahallelerinden birinin adı da Tanrı Kent anlamına gelen “Cidade de Deus”‘tur. Bu yoksul ve kalabalık muhitte hayat çok zordur, fakirlik ve işsizlik gençleri hatta bebek sayılabilecek yaştaki çocukları bile suça itmektedir. Uyuşturucu kullanmak ve silah taşımak ve kullanmak ilkokul çağındaki çocuklar için bile sıradan ve doğal sayılmaktadır. Hikaye bu semtin ilk kurulduğu 1960’lı yıllarda başlar ve küçük çocuklardan “Roket” lakaplı Buscapé’nin (Alexandre Rodrigues) ağzından dış ses olarak anlatılır. “Roket” aslında mahallenin en mülayim ve kendi deyimi ile suça yatkın olmayan çocuğudur, fotoğrafçılığa meraklıdır ve bir muhabir olmayı düşler.

Anlatıcı “Roket”, filmdeki karakterleri tanıtırken, içlerinde abisi “kaz”ın da bulunduğu “Acemi üçlü” adı verilen ve küçük soygunlar yapan bu ilk çetenin ilerde ortaya çıkacak olanların yanında ne kadar masum ve amatör kalacağını anlatır.

1970’lere gelindiğinde nesil değişmiştir, küçükler büyümüş ama çeteler daha da sert ve acımasız olmuşlardır. Gettoyu aralarında paylaşamayan çetelerin kızıştırdığı hakimiyet savaşları tüm hızıyla devam ederken “Roket” bir gazetede ayak işlerinde çalışmaya başlar. Tesadüflerin de yardımıyla çektiği bazı fotoğraflar gazetede yayınlanınca idealindeki muhabirlik mesleğine ilk adımını atmış olur. Gazete yönetimi gettoya girebilen tek fotoğrafçı olduğu için onu bu konuda görevlendirir. Son büyük çete savaşını gizlendiği yerden görüntülemeyi başaran”Roket” şöhreti yakalar ve gazetedeki yeni işini garanti altına alır.

Çetelerin birbirini yok ettiği filmin sonunda, onların yerini derhal daha da küçük yaşlarda üçüncü bir neslin aldığı ve hiç zaman kaybetmeden öldürme planları bile yapmaya başladıkları görülür.

 

Taxi Driver
Taxi Driver – Taksi Şoförü (1976)
Hem Martin Scorsese’nin hem de Robert De Niro’nun filmografilerindeki belki de bu en çarpıcı filmde, 70’lerin Manhattan gecelerinde taksicilik yapan Vietnam gazisi Travis’le birlikte sokaklardayız.

Hikaye boyunca etrafındaki hayatla ve yolunun kesişeceği “toplumun pisliğiyle” (bir çocuk fahişe, güzel bir sarışın, başkan adayı bir senatör, gözü dönmüş bir kadın satıcısı) bir türlü iletişim kuramayacak olan Travis, en nihayetinde ipleri eline alacaktır. Üstelik gündüzleri izlemeye gittiği belden aşağı filmlerdeki “vahşi” bir stilde…

Sadece eşsiz senaryosu ve oyunculuklarıyla değil, sıradışı sinematografisiyle de tüm zamanların en etkili filmlerinden biri.

 

Goodfellas
Goodfellas – Sıkı Dostlar (1990)

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan filmde Henry Hill adında bir gangster, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adlı iki arkadaşıyla birlikte bir soyguna kalkışır. Gözleri daha yukarda olan iki arkadaşı soyguna katılan diğerlerini öldürür ve mafya içinde yükselmeye başlarlar. Bu durum Henry’i olumsuz etkilemiştir ve bu konuda birşeyler yapması gerekmektedir.

 

Se7en
Se7en – Yedi (1995)

7 ölümcül günahı işleyenleri kendi vahşi yöntemleriyle öldüren bir seri katil ve onun peşindeki iki polis dedektifin çabalarını konu alan bir gerilim başyapıtı.

Yönetmen David Fincher imzalı film, gerek sürükleyici konusu gerekse oyuncuların performanslarıyla gişede büyük başarı yakalamıştı. En iyi kurgu dalında 1996’da ödüle aday olan film bu ödülü alamamıştı.

Özellikle sürpriz kötü adamı ve çarpıcı finali ile şimdiden bir klasik olarak yerini aldı.

Türk Tarihi ve Kültürü